Pervasızca yaşayabilen insanlardan olmayı dilerdim. Pürüzlere takılmayan, yalnızca kendini önemseyen, hayattaki önemli veya önemsiz her şeye yalnızca kendisi karar veren ve kimseden hiçbir dayanak bulmayan, insanları kıramadığı için türlü bahaneler bulmak yerine insanları paramparça etse de bunu hiç umursamayan biri...
Ama duyguların, hayata karşı tutumun, insanlara olan tavırların da oluşumunda genler rol oynuyormuş. Alîmden zalim, zalimden de alîm doğduğu oluyordur elbette. Ama aile tüm bunların, bizdeki bu tüm bu benliğin oluşmasındaki en büyük faktörmüş.
Kalan ömrün geçen ömürden daha zor olacağı aşîkâr, tabii ki doğrusunu Allah bilir. Ama bunun endişesi bile yetiyor insanın ruhunu daraltmaya. Kalan sayılı soluğu ile ömrünü kolay kılabileceği amellere, dualara ve tüm bunların sahibi olan ilahî kudrete sığınmalı insan. Hâsılı en önemlisi; geriye şöyle bir göz gezdirdiğinde insan, pişmanlık değil de şükür çıkmalı düşüncelerindeki aralıklardan.🌿

