Fotoğraf: Alanya, 2020


Ayrıntılar yüzünden içinden çıkamadığım her şey çok yoruyor beni. Yorduğu yetmezmiş gibi sürekli karmaşaya da sürüklüyor. Yürüdüğüm toprak defalarca üzerinden basıp geçmeme rağmen hiç aşınmamış gibi sanki. Aşınmamış ve geçtiğim, o toprağa bastığım bile belli olmamış gibi. Bir hafif serin sonbahar ikindisinde bırakmışım sanki tüm çabamı. Toprakta kalmayınca ayaklarımın izi vazgecmişim bir yere varmaktan. Gerisin geri geldiğim yere dönmüşüm. Ait olmanın sevmek ile sıkı sıkıya bağlı olup olmadığını aramışım biraz daha, belki bulmuş belki bulamamışım. İçinden çıkamayacağım sorular boğunca beni öyle alelade bırakmışım zamana her şeyi. Her şeyin ilacının zaman olduğunu söyledikleri için. Buna inanıp inanmamanın neyi değiştireceğini düşünürken zaman geçmiş. Arayıp bulamadığımı düşünmemiş de bulduğumun zihnimde tasarladığım ile eşdeğer olup olmadığının muhasebesini yapıp durmuşum. Zaten zihnim sürekli bir muhasebe halinde, bakanların düşünceli, yorgun, bir şeylerden hoşnutsuz olduğumu söylemesine aldırış etmeden. Bu içinden çıkılmaz hesap kitap içinde kaybolmaktan, her şeyi sıkı sıkıya düşünmekten ben de çok hoşnut değilim sevgili Ruknettin. Seninle, aynı şiir kitabının sayfalarında, aynı demli çayın kokusunda, aynı denizin genzimizi yakan yoğun tuzunda, aynı mürekkebin kağıdı batırışında değil de kafamızdan uydurduğumuz güzel kelimelerin, ince düşüncelerin içinde kaybolmayı yeğlerim. 

Çünkü -ben ne dersem diyeyim doğrusunu Allah bilir ya- herkesleşmemek olacaktır bizi kenetleyen birbirimize. 🌸

Popüler Yayınlar