Yıllar yalnızca suretimize gölge düşürüyor. Yüzün...Hiç gerçekten bakamadığım yüzün…Hala aklımda aslında. Huzurun kendisiydi yüzün. Sol yukarı doğru kıvrılan gülüşün de. Kırlaşmak için can atan kahverengi saçların da seni yıllara rağmen yağız bir delikanlı yapmaktan geri koymayacak merak etme sevgili Ruknettin.
Geçen yılların bende eksiltmesi gereken şeyler var aslında. Ama neden eksilmediği hakkında bir fikrim de yok, senin vardır belki. İflah olmaz gönlüme ne yaptığını bilmiyorum. Bazen içimdeki bu tüm karmaşanın ve duygusal girdabın eksilmesi ve hatta bitmesi için dua ediyorum. Senin için de ediyorum, edeceğim de merak etme. Senin de istediğin gibi. Her ne ise aklındakiler, neden böyleyse tüm her şey, sen doğrusunu yapmışsındır. Eminim buna. Sana inanmamı istediğin gibi inanacağım sana. Kendime olan inancımdan çok senin yaptığın doğrulardan emin olabiliyorum artık.
Belki, yapayalnız olduğuma emin olduğum bir sahil kenarında ya da bir parkta, tüm gözyaşlarımı tükettiğimde rahatlarım. İçimdeki düğümleri çözer mi içimi bir boşluğa dökmek, emin değilim. Daha da karışmaz ama düğümlerim birbirine. Zaten yeterince aralanamayacak halde olan daha ne kadar karışabilir ki hem?
Bir kere bulduktan sonra tekrar kaybetmenin nasıl olduğunu bilirsin sen de.Yarımları tamamlamak bize göre değil, biliyorum sevgili Ruknettin. Eğer bambaşka yarımlarla tam olduysak…
Kaybettiğim yolu bulmama, kim olduğumu hatırlamama yardım et tekrar. 🌾
Sana dair;
