Fotoğraf: Mersin, 2018

Bağlılık, sadakatle bir tutulabilir mi Ruknettin. Yoksa sence de ikisi farklı şeyler midir? Aman her neyse konumuz bu değil. Bunu başkaca geniş bir zamanda konuşuruz nasip olursa. Yaşam şu sıralar sağanak yağmur nedeniyle debisi artan bir akarsu gibi hızla ilerliyor ve bu hız beni ürkütüyor Ruknettin. Akıp giden bu hayatta farkediyorum ki ziyadesiyle şükürsüzlüğümüz de artıyor. Çevremizdeki bunca insanın  yürüdüğü ve yaşamın sonuna giden çizgide bir gariplik var ya da benim hayata dair düşündüklerimde. 
**Çok sevdiğim bir resim var Ruknettin yıllar önce üniversiteye ilk gittiğim zamanlar bu resmi düstur edinmiştim kendime. Basit ama oldukça anlamlı bir resim bu. Herkesleşmeyeceğime söz vermiştim. Hala zaman zaman o resmi açar bakarım. Acaba herkesleştim mi diye sorgularım. Zamanın bu kadar hızlı geçişini, bizden alacaklı gibi nefes nefese kapımıza dayanıp kırarcasına itekleyişini ciddi anlamda bizden alacağı olmasına bağlıyorum Ruknettin. Bizden ömrümüzün son anını istiyor. Burası sayılı nefeslik, burada sınırlar içerisinde yaşar ve bu dünya nimetlerinden kısıtlı olarak nasibimizi alırız. Tek düzeliğe doğru hızla akıp giden bu devasa ve muazzam bir yapısı olan geometrik parçanın üzerinde birbirini arayan iki insanının birbirine ulaşması ile ömrün bitmesi eşitlenmez umarım. Diğer insanlar gibi çiğ kalpli düşünemeyişim, kötü bir düşünceye kapıldığım an kendimi günaha batmış bir topluluk güruhuna dahil olmuş gibi hissedişim, bazı şeylerin aramakla bulunmayacağına, bulunduğunda ise kaybedilmeyeceğine inanmayışım, düpedüz bir kader oluşuna inanışım.. Kalbindeki kehanetlerin bir bir gerçekleşmiş olduktan sonra sana bir gün belki kocaman belki el kadar bir şehirde aynı şarkıya kulak kesilirken, telefonumuza kulaklığı takıp kıyı şeridinin hemen bir üstünden yürürken çalma listesinden açtığımız "Bulmak" şiirini dinlerken rastlaşabilecek olduğumuzu düşünüşüm.. hayale çok yakın gerçekten ise epey uzak gibi duruyor. Ama şu da kaçınılmaz bir gerçektir ki Ruknettin; sen bir kahramansın. Sen benim hayali kahramanımsın. Aklımı yitirmeyeceğimi umarak dua ile beklemem bu yüzdendir. Biliyorum Allah'ın bizi nasiplendirdiği bu güzel hayatın içerisinde bir yerlerdesin. Ama nerelerdesin?  Pochill'in "porque" şarkısını tevafuken çalan bir yerde bu şarkı eşliğinde otururken yalnızlığını düşünüyorsun ve bu şarkı benim için yazılmış gibi diyorsundur. Belki de şarkıdaki gibi yalnızlığını kaybettiğini düşünüp "Neden, neden burada değilsin?.... bunları senin için yazdım." diyorsundur. Ya da kendine başkaca şarkılar aramışsındır yalnızlığına yoldaş olabilecek. Ama yine herkesleşmiş insanlar için sıradan senin içinse kalbinden bir parça söküp alan M. Namjoo'nun "baroon"u ya da A. Kaya'nın "doruklara sevdalandım" şarkısıdır senin haykırmak istediklerine tercüman olan. Her neyse Ruknettin her zamanki gibi görüşmek ümidiyle. Allah'a emanet. 🌸🌾🐈🍉
Ruknettin'in o çok sevdiğini düşündüğüm şiire şuradan ulaşabilirsiniz:  https://youtu.be/p_bWqUehOZo

** Yazıda bahsi geçen o resim:

Popüler Yayınlar