"Gönlünün eşini bulan garip değildir" diyordu Neşet Ertaş. Bir sonhabar günü akşamüstü serinliğinde bunca keşmekeşin arasında seninle yürüyüp sonbahar serinliğinin yüzüme çarpışını hissetmek isterdim Ruknettin. Lakin romantik islamcılığa karşıyım😒. Kandırmayalım hiç birbirimizi. Vakit kısıtlı, ömür desen bir anda kesilen bir nefes. Yoluna yoldaş bulmak değilmiş tüm mesele. Biraz geç anladım bunu. Bunca yorgunluk, kafamızın içinde dönüp duran binlerce kelime arasından zihnin birini seçmesi, saf bir kader inancı ile yoğrulan bir vuslat olabilir anca. K. Sayar'ın dediği gibi adını unuttuğum hatta hiç bilmediğim zamanlarda Ruknettinsin benim için sen. Huzur veren ama içten içe dertli olduğunu hissettirdiğin bir auran var. Herkes gibi ama hiç kimseye benzemeyen. Sen tutamayacağın sözleri vermezsin Ruknettin. Gözlerinden "doruklara sevdalandım" şarkısının sözleri akar. İçten içe "bulmak" şiirini yazar durur ellerin kalbinin parlaklığıyla ışıldayan bomboş beyaz bir kağıda. Sen şiir seversin, kitaplarla aran en az benimle oldugu kadar iyidir. Ve kediler.🐈 Bilirsin dünyanın tüm kedilerini evine alamayacağını ama yine de doldurursun hepsinin o mahzun, o çaresiz gözlerle sana bakışını kalbinin en derin kıyısına. Biliyorsun Ruknettin bazı şehirler umutlara gebedir. Senin şehrin Akdeniz'de bir yerde biiznillah, ben öyle hissediyorum. Bilmiyorum ne zaman ama Rahman'ın bizim için yazdığı ve kendisi gibi muazzam olan o kaderdeki yolun birinden çıkıp gelerek "Adım Ruknettin,tanışıyor olmalıyız, bir çay ocağında ya da bir merdiven başında, sunmuş olmalıyım kalbimi size, bakın!demiş olmalıyım henüz avladım O'nu, igvanın zehrini boşalttığı kuyularda." diyeceğini umuyor ve bunun için dua ediyor olacağım. Sevgilerimle. 🙏🏻🌾🍉😌
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar

